"Sosyologluğu gazetecilikle at başı giden Ertuğrul Özkök bile anlamamış; “Yıllardır birlikte yaşayan insanlara aniden ne oldu? ‘Mutlu Çingeneleri’ mutsuz eden bu olaylar nasıl patladı?” diyor. Gerçi kabahatli aramıyor ama nedenini merak ediyor.
Peki siz? Manisa Selendi’de devletin belediye aracılığıyla el verdiği taşlı, sopalı saldırılar eşliğinde bir sürgün yaşanmasına şaşıranlardan mısınız?
Romanların (Çingenelerin) basit bir kahve kavgası bahanesiyle linç edilmeye çalışılması, yaklaşık 1000 kişilik akıncı grubun Romanların yaşadığı yere akın edip evleri, çadırları taşlaması, otomobillerin, minibüslerin devrilip yakılması...
Sizi de mi hayrete düşürdü?
Yapmayın Allah aşkına... Nerede yaşıyorsunuz?"
ersin tokgöz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ersin tokgöz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi, Ocak 11
Perşembe, Ağustos 13
cildi çok hassas, 60 faktör güneş kremi lütfen!
gündemi uzun zamandır bilerek ve isteyerek takip etmiyordum taa ki bu sabah (şu anda saatin 5i olduğu için aslında dün sabah) kahvaltı için gittiğim fıccın'da (mis gibi reklam kokuyor), en sevdiğim garsonun, tırnaklarımdaki beyaz oranından olsa gerek, gündem eksikliği çektiğimi farkedip, bulabildiği bütün gazeteleri önüme yığdığı ana kadar. en son cem garipoğlu için tiyatrocular tarafından başlatılan reklam yok yok imza kampanyasında kalmıştım ama aradan geçen bir ay zarfında Erdoğan konuşmuş, vekiller ağlamış, damlaya damlaya göl olmuş, kürt açılımı bir hayli derinlere açılmış.
eskiden olsa daha da derinlere derdim, gençlik başımda duman derdim,
ama şimdi kürt açılımının ayağına her an kramp girebilir diye evhamlı anneler gibi endişeli gözlerle izliyorum.
mutlu başlayan bu açılımın sonunun, sahile vurmuş bir kapanım olmasından korkuyorum. ama en çok da erdoğan'dan ve gözlerinde yaş damlatabildikleri için bazılarının bu adamları insan yerine koymalarından korkuyorum.
ve de Ersin Tokgöz'ün dediği gibi: "Tamam... Kart-kurt-Kürt saçmalığından bu günlere gelmek ‘bir şey’ ama sadece “1 şey...’ Yakın tarih bize diyor ki ‘Derinlere bak ve umut etme.’ Maazallah, ölçüsüz umut aynı zamanda ölçüsüz küskünlük ve hayal kırıklığıdır ki..."
eskiden olsa daha da derinlere derdim, gençlik başımda duman derdim,
ama şimdi kürt açılımının ayağına her an kramp girebilir diye evhamlı anneler gibi endişeli gözlerle izliyorum.
mutlu başlayan bu açılımın sonunun, sahile vurmuş bir kapanım olmasından korkuyorum. ama en çok da erdoğan'dan ve gözlerinde yaş damlatabildikleri için bazılarının bu adamları insan yerine koymalarından korkuyorum.
ve de Ersin Tokgöz'ün dediği gibi: "Tamam... Kart-kurt-Kürt saçmalığından bu günlere gelmek ‘bir şey’ ama sadece “1 şey...’ Yakın tarih bize diyor ki ‘Derinlere bak ve umut etme.’ Maazallah, ölçüsüz umut aynı zamanda ölçüsüz küskünlük ve hayal kırıklığıdır ki..."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
